Görme duyum olmasa nasıl anlatabilirdin ilk görüşte aşkı bana?

Acıyı nasıl anlatırdın bir intolerance attention deficit hyper disorder'a ?

Ölmeyecek olsan nasıl anlardın yaşadığını?

Merak etme çoğumuz öğreneceğiz uçmayı.Çünkü yükseklerden düşüyoruz sürekli.

Sadece bakış açısı meselesi.
 Herkesin hayali arkadası vardı ama ben hayali arkadaşımın hayali arkadaşı sanardım kendimi. Eğer hissetmiyorsan gerçekliği. Diğer şeyler daha gerçek. Benden daha gerçek.

Sine qua non.

Ağla.


Ağlamak bu kadar zor muydu? Neden ağlayamıyorum? Gökyüzü ağlıyor. Neden? nasıl? Ben daha iki gözümü ikna edemezken o binlerce bulutu ikna ediyor. İhtiyacım var, anlamıyor bunu gözlerim. Neden ağlayalım deseler cevabım yok. Nedensiz. Nedensiz bir şeyi yapmaya birini nasıl ikna edersiniz? Ya kendinizi? nasıl? İğne batırıyorum.Acıyor.Doluyor gözlerim. Biraz daha batırıyorum. Birini oysam diyorum. Diğeri üzülür. Ağlar belki. Hayır, ağlamaz. Yalnızken ağlanmaz. Yalnızım ve ağlayamıyorum belki yanımda biri olsa... "Ben yine gelirim" diyen vardı. Gelsin. Yine gelsin. Komik olan ne biliyormusun? Hiçbirşey. Ondandır gülememem. Gel artık.Gelsin. Hoşgeldin. Kimdin onu bile hatırlamıyorum. Hala hiçbirşekilde mi yaşıyorsun? Biryermiydin yoksa? Kimsin bu sefer? Mormusun? bazen mordun. Yerden kalksan iyi olur aslında. Peri cesetlerini de kaldır. Üzerlerine gazete örtmek orda olmadıkları anlamına gelmez. Ağlayacağım, ıslanmasınlar. Sahne alcam birazdan, kıskandırcam tüm bulutları. Başlamadan önce: Gözlemeler kime ait? Belki bu yardımcı olur:

aura.

+Pardon 8454ü bağlarmısınız?
...
-8454 oscar, buyrun?
+Oscar benim aura powder.
-aa selam aura ne nasılsın? Bol bol gezdin mi bu aralar?
+Oscar kendimi çok kotu hissediyorum.
-Böyle söyleme Aura.
+Dün aniden ağlamya başladım durduramadım bir türlü.ağladım ağladım ağladım.ölesiye ağladım.
+Bunları sana anlattığım için üzgünüm ama bi tek sen varsın.
-önemli değil aura.
+Bu ayki cekim ne postalandımı oscar?Gelen tek posta o zaten onda da sanırım bir gecikme oldu.
-Çekin ay sonunda postaya veriliyor aura bunu artık bilmen lazım.
+Hım..peki.unutmuşum sanırım.Oscar bana kendini tarif etsene?
-Ne? Neden? bilmemki aura.Normal birisiyim işte.kahverengi sac kahverengi göz, birseksen boylarında.Ya sen?
+Dosyadaki fotograflarımı gördünmü?
-...evet.
+Ona benziyorum işte.
-Çok güzel.yani güzelmişsin.Demek istediğim dosyadaki fotograflarda yani...
+Şimdide öyle olabilirim oscar.Gercek bir tenim varmış gibi güzelmiş gibi hissedebilirim.farkı anlamassın bile gercekten.
+Belki bi ara buluşabiliri-
-Pek iyi bir fikir değil aura.Şirket kurallarını biliyorsun.
+Evet doğru.şirket.
-işimin başına dönmeliyim biliyorsun tek kişi sen değilsin.Çekleri işlemeye başlamam lazım.
+Ah, gelecek hafta konusuruz oscar.
-hoşcakal aura.

Keske aramasaydım.Şimdi bir hafta daha arayamam.Beklemem gerekiyordu. En azından öğlen yemeğinden sonra aramalıydım. Belki yemekten sonra benle uzun uzun konuşabilirdi.
Neye benzediğini merak ediyorum. Acaba dosyamda hakkımda ne yazıyor? belki bir gece oraya gidip-
yoo yoo...ya yakalanırsam. Benim olduğumu anlarlar.Maaşımı keserler.Hemen keserler.Bundan daha kötusu benimle bir daha kimse konuşmaz.
Artık kimse aramıyor.Kimse bu eve gelmiyor.Kimsenin umrunda değilim.

--------------------------------------------

+8454ü bağlarmısnız lutfen?
...
+8454 mu? Oscar lutfen?
-Üzgünüm ama bay Black başka bir departmana geçti hanımefendi.
+Ne Olamaz. Orada olmalı. Olmak zorunda. Ona benim aradığım söyleyin aura deyin. +Onunla konuşmalıyım. Dayanamıyorum. Lütfen. Sadece-
-Üzgünüm hanımefendi. Memur black artık bu departmanda değil. Başka biri yardımcı olabilirmi?
+Hayır tesekkur ederim....Artık tek elimde olan...

--------------------------------------------

-Ben Oscar. Aura oradamı?
+Hayır korkarım gitti buradan.
-Şimdi nerede?
+Yorum yapmak istemem.
-Ona bir mesaj iletebilirmisiniz?
+Korkarım hayır ona artık kimsenin bir mesaj iletebileceğini sanmıyorum.Artık bizimle değil...
---------------------------------------------

bazen.

bazen sadece istemek yeter bazende sadece istememek.

taleswapper.

Bir budala, bilge bir adamın gördüğü ile aynı ağacı göremez...

... ama eğer budala aptallığında ısrar ederse, bilge haline gelir.

Nemo.

Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar "anne" ve "baba" adlı bir anne baba varmış.
Küçük şirin bir bebekleri olmuş ve ona "küçük şirin bebek" adını vermişler.Bebek orada doğmuş. O apartmanın 7 numaralı dairesinde. O gün doğmuş, başka bir gün değil.
Gördüğümüz her şey var. Bunu ayırt edebiliriz.
Bebek annesinin gözlerini görebiliyor. Ama kendi gözlerini göremiyor.
Bebek ellerini görebiliyor. Ama kendini göremiyor.
Eğer öyleyse o gerçekten var mı?
Ya ben, gerçekten var mıyım?
Neden geçmişi hatırlayabiliyor ama geleceği hatırlayamıyoruz?
"- 'bu dünyada yaşayan her canlının yalnız öleceğini' söyledi.
-bu sana ne hissettirdi?
-bana köpeğim colly i hatırlattı. o ben 8 yaşındayken öldü.
verendanın altına sürünerek girmişti..
- ölmek için mi?
- yalnız olmak için..
-şu anda kendini yalnız hissediyor musun?
-bilmiyorum.. yani yalnız olmadığıma inanmak istiyorum,ama..
hiç bi kanıt bulamadım..ve..ben artık düşünmek istemiyorum..
bütün hayatımı düşünerek ve daha çok düşünerek geçirebilirim..
karları ve zararları hesap edebilirim.. sonunda yine de hiç bi kanıt bulamam.
yani ben artık.. artık düşünmek istemiyorum! bu çok saçma.
-tanrıyı aramak saçma mı?
-eğer herkes yalnız ölecekse,evet."

Donnie Darko.